Türkiye’nin geleceğine yön verecek önemli bir süreçte, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) liderleri tarafından alınan mesajlar dikkat çekiyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği basın toplantısında, terörle mücadelede yeni bir dönem başlatılması adına hazırlanacak yasal düzenlemenin detaylarına değindi. Bu çerçevede, Türkiye’nin demokratik yapısı ve birliği temel alan, kapsamlı ve kalıcı çözümler içeren bir stratejiye ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Kılıçdaroğlu, yaklaşan bu süreçte dört temel unsurun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. İlk olarak, silahlı örgütün, doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel olarak tasfiye edilmesi önem taşıyor. İkinci olarak, Türkiye’nin tüm vatandaşlarını kapsayacak şekilde, demokratik ve hukuki reformların hayata geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca, Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğine ilişkin bölgesel güvenlik düzenlemesinin sağlanması elzemdir. Son olarak ise, dış güçlerin vekil savaşları ve müdahale girişimlerini sınırlamaya yönelik egemenlik stratejisinin geliştirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.
Kılıçdaroğlu, terörle mücadele sürecinin yalnızca silahların susturulmasından ibaret olmadığını, bunun tarihsel bir fırsat olduğunu vurguladı. Bu fırsatın, Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri, TBMM’nin demokratik meşruiyeti, hukuk devleti ilkeleri, eşit yurttaşlık ve üniter devlet yapısına dayanması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, bu sürecin bağımsız dış politika ve kalkınma iradesiyle taçlandırılmasının önemine değinerek, Türkiye’nin nasıl bir ülke olacağı konusunda önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Silahların susturulmasıyla birlikte kalıcı barışın inşa edilip edilmediği konusunda ise, ciddi bir değerlendirme ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
CHP liderleri, sürecin meşruiyet ve etkinliğinin sağlanması adına TBMM’nin merkezde yer almasının önemine işaret etti. Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin bölgesel arenada güçlü bir aktör olabilmesi için, savaşın ve çatışmaların sona erdirilmesinin yanı sıra yasal ve siyasi altyapının sağlam bir biçimde oluşturulmasının şart olduğunu kaydetti. En kritik nokta ise, terörün tamamen sona ermesi ve üniter devlet yapısının korunmasıdır. Bu bağlamda, CHP’nin kırmızı çizgileri arasında yer alan, silahsızlanmanın gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması, demokratik siyasetin alanını genişletmesi ve ülkenin birliğine zarar verebilecek herhangi bir bölünmeye izin verilmemesi bulunuyor. Tüm bu unsurların, hukuk temelinde ve ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi, sürecin başarıyla tamamlanması için temel taşlar olarak görülüyor.
